23 Şubat 2010 Salı

Of. Tanrıım. Olayın üzerine sıcağı sıcağına yazmaklar. Nazar diye birşey kesinlikle var. Lanet. Zaman geri alınsın hadi. 15-85 saat önceye dönmek istiyorum,böyle olmasın istiyorum. Berke de ayrılsın şu Cansu'dan. Sapıtmak yok tamam. Neden sondan başladım ki? Ah Seraay. Hem sen alıştırıyorsun.
Bu gün dershane yolları taştan dedim ve dershaneye gittim mi? Gittim. Gidip X şahsın ön sırasına oturdum mu? oturdum. Gülüp eğlendikten sonra telefonumu eline alıp '' Aa kapağı ne kadar güzel hareket ediyor. Benim ki yarısından sonra zor ilerliyor'' dedi mi? Dedi. Ve şimdi telefon 'o kadar güzel' hareket ediyor ve yarıyı geçiyor mu? Hayıırr. Sinirler oldum. Gidiyim en iyisi ben. Gidiyim gidiyim. Ama şu sözü söylemeden bir yere gitmem.!


'' Nazar etme ne olur, çalış seninde olur''

22 Şubat 2010 Pazartesi

Dostları olmalı insanın,
Aynen gemilerin limanlari gibi
Zaman zaman uğradığın
Yükünü boşalttığın
Dalgalar dininceye kadar beklediğin koynunda

Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
Geri döneceğin günü bekleme umuduyla
Bazen rüzgara o açmalı yelkenini
Yanağına konan bir öpücüğün coşkusuyla
Halatlarını çözmeli
Seni çok ama çok özlemeli

Dostları olmalı insanın,
Ermiş, bilge, hayatı ezbere okuyabilen
Düşünmediklerini düşündüren
Seni bir cambaz ipinde güvenle tutabilen
Gerektiginde senin için ateşi yutabilen
Yolunu ısıtan ustan olmalı,
Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini
Sana verebilmeli soğuk bir kış gününde
Üzerindeki tek gömleğini..

~ Dostlarım var benim..
Ermiş, bilge, hayatımı ezbere okuyabilen. Ve bu yazıyı okuyan dostuma kocaman bir mukmuk.